Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0035 351 57 33 01

ev ve bahçe işlerimi yapan adamın kızıyla

Utanıyorum yaşadıklarımdan… Her şey bir anda gelişti. Aklım neredeydi?..
Eşimi ve çocukları ailesinin yanına Kütahya’ya göndermiştim. Otobüse
bindirdikten sonra eve gelip hemen yatmıştım. Eee… Kolay değil, 43
yaşında 3 günde defalarca sevişmiştik. Eşim yaklaşık on beş gün
kalacaktı annesinin yanında. Sürekli çalıyordu zil, rüyamda mı yoksa
gerçek mi? Zorla kalktım yataktan kim olduğuna bakmadan kapı otomatiğine
basmış ve elimi yüzümü yıkamaya lavaboya yönelmiştim. Havlu ile yüzümü
kurularken kapı önünde duruyorlardı. Her zamanki gibi oyundan bitap
düşmüş Esra ve babası Hüseyin Efendi yani yazlığımın içindeki kulübede
kalarak ev ve bahçe işlerindeki yardımcım. () “Halil Bey, Hanımı ve
çocukları köye götüreceğim de, bana birkaç gün izin verseniz.” Dedi. Her
yaz köye götürürdü ailesini, severdim kendisini,eşide çocuklarda çok
iyilerdir. “Tabii olur Hüseyin Efendi, zaten bizimkiler de yok, varsın
gitsinler.” Dedim. Rahat rahat birkaç gün eve dostumu atarım diye
düşündüm. “Esra burada kalacak, bir ihtiyacınız olursa yardımcı olur.
Koca kız oldu,beşide bitirdi.” Dediğinde hayallerim sona ermişti. Ne
yapalım yine otele talim edeceğiz… Akşam deniz çok güzeldi, biraz
yüzdükten sonra terastaki şezlonga uzanıp dinleniyordum. Bir gürültü ve
çığlıkla kendime geldim, hemen sesin geldiği mutfağıma doğru koştum.
Esra yerde yatıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu, makarna haşlarken
tencereyi üzerine dökmüş. Hemen yerden kaptığım gibi küvetin içerisine
götürdüm,hem söyleniyor hem soğuk suyu küvete dolduruyor, hem de kızın
elbiselerini çıkarıyordum. Esra da“Annem bana makarna yapmayı
öğretmişti, tencereyi kaldıramadım…”( ) gibi ağlayarak sözde kendini
savunuyor, oysa küçük bedeni hem korkudan hem de suyun yakmasından
kıpkırmızı olmuştu.İkimizde saçmalıyor olayın heyecanını
yaşıyorduk.Kesinlikle aklımda bir şey yoktu. Hafif hafif yanan yerlerine
su akıtıyordum, ağlaması azalmış fakat utandığından bana baktıkça
kızarıyor ve daha ufak bir ceviz kadar olan göğüslerini elleriyle
çalışıyordu. Onun acısının hafiflemesi ve bu utangaç hali beni
etkilemeye başlamıştı. Az önce bırakıp giden ailesine kızarken şimdi
içten içe garip bir duygu kaplıyordu bedenimi,sanki hiç kadınlarla
olmadığım kadar büyük bir hisle bu küçücük bedeni arzulamaya
başlamıştım. Olay kontrolümden çıkmış ve ne yaptığı artık bilmiyordum.
Zaten şortlu olduğumdan küvete yanına uzandım, hem elimdeki su tasını
yavaş yavaş döküyor, hem de vücudunu sözde iyileşmesi için okşuyordum.
Kemik gibi olmuştum. Onu sonsuz arzuluyordum. Küvette onu kucağıma
oturttum, minik kalçalarını o kaçırdıkça ben zonklayan sikimin üstüne
doğru çekiyor ve saklamaya çalıştığı küçük göğüsleri dahil cılız
vücudunu hafif hafif okşuyordum. Birden ayağa kalktı ve ben iyileştim
dedi. Oysa hala ağlamaklı ve vücudu yer yer kızıldı. Hala minik elleri
göğüslerini saklamaya çalışıyor, ıslanan külotu ise aşağıya sarkmış tüy
dahi olmayan cinsel organını açıkta bırakıyordu.Hemen ayağa fırladım,
bir hamlede kalçalarından tutarak yatak odasına çıkardım. Yatağa uzatıp,
krem ararken o başına gelecekleri anlamış gibi acısını unutmuş beni
ikna etmeye uğraşıyor “Merak etmeyin, bir şey olmadı, daha acımıyor…”
ben ise aklımı yitirmiştim sanki, bulduğum ilk kremle tüm vücudunu
ovmaya başlamıştım bile… O kendini sıktıkça ince bedeninde kemikleri
daha da belirginleşiyor, göğsü iyiden iyiye kayboluyordu. Birden ters
çevirdim, elleri göğüslerini saklamaya çalıştığından altında kalmış
tamamen korumasız bedeninden bir hamlede külotunu da çıkarmıştım.”Hasta
olursun, ıslak…” gibi saçma sapan sözler söylüyordum. O halde
kalçalarının üzerine sikim arasına denk geleçek şekilde oturdum,
kesinlikle kıpırdamıyor, fakat korkudan mı acısından mı titriyordu.
Vücudundaki tek çıkıntı olan kalçaları ancak tek avucumu dolduracak
kadardı. Kremle sırtını aşağılara doğru ovuyor, okşuyordum. Elime bolca
krem alarak nokta gibi olan göt deliğini açmaya çalıştığımda çığlık
atarak “Ne yapıyorsun Halil Amca, ben iyileştim, beni bırak,
acıyor…”diyor fakat kesinlikle kıpırdamıyordu. Zorda olsa cim parmağımın
başını götüne sokmuştum, ağlaması fazlalaştığından azarlıyor “Seni
iyileştirmeye çalışanda kabahat, zaten ortalığı da batırmışsın, kim
temizleyecek, rahat durmazsan böylece dışarı atarım, babanı da işten
çıkarırım…” diyerek tehditler savuruyordum. Aşırı zorlanmasına rağmen
parmağım sonuna kadar girmiş fakat 17 cm. yarağımı nasıl sokacağımı
düşünüyordum. Ben şortumu çıkarmak için üzerinden kalktığımda çevikçe
bir hareketle yataktan kalkıp salona kaçtı, hemen yakalayıp tehdit
ederek bir tokat attım, bayılmıştı, koltuğun koluna kalçaları dik olacak
şekilde yatırdım. Küçük fakat yusyuvarlak kalçaları artık beni
bekliyordu, zonklayan yarağımı kremleyip başını bastırdıkça baygın
olmasına rağmen acıdan inliyordu. Parmaklarımın yardımı ile zorda olsa
başını soktuğumda, çığlık atarak kendine geldi. Ha bire bağırıyor,
ağlıyor “Çokkk acıııııyooor…” diyordu. Durmama imkan yoktu, düşünemiyor
sadece yapıyordum. Ne kadar zorladıysam da ancak 5-6 cm giriyordu, daha
fazla girmediği için hafif hafif gidip gelmeye başladığımda
dayanamayacağımı anladım ve bastıra bildiğimce bastırarak kendimi
bıraktım, onun çığlıkları beni daha fazla etkiliyor ve oluk oluk götüne
boşalıyordum. Birden çektim, Bağırarak kalkıp kaçmaya başlamıştı fakat
götünden kanla birlikte döllerim dökülüyordu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir